Yakın Tarihin Karanlık Noktası: Mustafa Kemal & Kazım Karabekir İlişkileri

kazım karabekir atatürk mustafa kemalTarihi karakterleri çarpıştırmanın basit yollarından birisidir ideoloji. Özellikle Atatürk gibi konularda, bu kült şahsiyetleri tahtlarından etmek için yine farklı bir kült ortaya atılır. Atatürk ve Abdülhamid, veya İnönü ile Menderes gibi.

İşte bu karakter çatışmalarından biri, Milli Mücadele'nin iki büyük komutanı, Mustafa Kemal ile Kazım Karabekir arasında gerçekleştiriliyor son yıllarda. Atatürk'e "din" gibi konularla bel altı altı vuran güruhun başlıca kartlarından biridir Kazım Karabekir.

Peki seksen yıldır bitmeyen bu husumet neydi? Gerçekten böyle bir çekişme var mıydı?

Karabekir ile Mustafa Kemal arasındaki ilk husumet, Mustafa Kemal'in Kolordu Müfettişliği'nden azledilmesi ile beraber K. Karabekir'e gönderilen "Mustafa Kemal'i tutukla" emri ile gerçekleşmişti. K. Karabekir, bu olayda Mustafa Kemal'in yanında yer alsa da, saltanatın M. Kemal'i tutuklattırmak için K. Karabekir'i seçmesi, ilerleyen dönemlerde Atatürk'ün siyasetini belirleyen önemli bir etken olacaktı.

Milli Mücadele yıllarında kahraman ilan edilen K. Karabekir, cumhuriyetin ilanı ile beraber yavaş yavaş geri plana atılmaya başlanmıştı.  Bir yıl boyunca CHP'nin içinde muhalif kanatta yer alan Karabekir, 9 Kam 1924'te CHP'den resmen istifa ettiğini açıklıyordu. Birinci yılını doldurmamış genç Cumhuriyet'te büyük çaplı ilk fikir ayrılıkları patlak vermişti.

17 Kasım 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı, CHP'nin muhalif kanadındaki birkaç arkadaşı ile kuran Karabekir, bir süre sonra bu partinin genel başkanı olacaktı. Ancak partinin kuruluş zamanlaması kötüydü; Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da din kisvesi altında isyan söylentileri çoktan başkente ulaşmıştı!

Birkaç ay sonra Başbakan İsmet Paşa, meclise Takrir-i Sükûn Kanunu'n sunacak, ancak "dinci gericilik" söylemlerinden dolayı hem kanunu geçiremeyecek, hem de koltuğunu kaybedecekti. Yeni hükümet, Fethi Okyar başbakanlığında çok geçmeden kurulmuştu. 

Cumhuriyet'in ilk büyük isyanı olan Şeyh Said isyanının patlak vermesi, Karabekir ve yeni hükümet açısından tam bir felaket oluyordu. Musul için tetikte bekleyen Türk ordusu, Şeyh Said isyanı ile ağır darbe yiyecek, ordunun yediği bu darbenin sancısı mecliste hissedilecekti. Atatürk'ün emri ile Doğu Anadolu'da sıkı yönetim ilan edildi ve Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi; Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası dahil tüm muhalif organlar kapatıldı ve İsmet İnönü yeniden kendi kabinesiyle başa geçti. Kazım Karabekir için en zon yıllar başlamıştı.

5 Haziran 1925'te partisi kapatılan Karabekir, bir yıl sonra, 1926'nın Haziran'ında ise bu sefer de İzmir Sukiasti'nde parmağı olduğu iddiası ile tutuklanıyordu. 3 yıl öncenin muzaffer şark komutanı, 3 yıl sonra İstiklal Mahkemeleri'nde idamdan yargılanacaktı. Mahkemede beraat eden Karabekir için gözaltı yılları başlamıştı.

1927'de milletvekilliği biten Karabekir zorunlu emekliliğe ayrıldı ve Takrir-i Sükûn kararları çerçevesinde göz altına alındı. O sıralarda gazeteye yazdığı ancak ilerleyen süreçte toplatılıp yakılan "İstiklal Harbimiz" isimli yazı dizisi ile ilgili Atatürk, özel hizmetçisi Cemal Granda'ya ‘Karabekire göre vatanı o kurtarmış, bana göre ben kurtardım. Fakat ikisi de doğru değil, Vahdettin cebime para koyup, elime ferman verip beni Anadolu'ya göndermeseydi, onu Anadolu'ya göndermese idi hiçbirimizin yapacağı bir iş yoktu, dogrusu vatanı kurtaran Vahdettin'dir’  dediği iddia edilir.

Atatürk'ün ölümü le beraber tekrar itibarı yükselen Karabekir, 2. Dünya Savaşı yıllarında İnönü'nün özel hürmeti ile meclis başkanlığı yaptı. 26 Ocak 1948'de, Ankara'da vefat etti.

Yorumlar

‘Karabekire göre vatanı o kurtarmış, bana göre ben kurtardım. Fakat ikisi de doğru değil, Vahdettin cebime para koyup, elime ferman verip beni Anadolu'ya göndermeseydi, onu Anadolu'ya göndermese idi hiçbirimizin yapacağı bir iş yoktu, dogrusu vatanı kurtaran Vahdettin'dir’

Bu kısmı nereden aldınız, kaynak gösterebilir misiniz?
Atatürk'ün konuşma üslubu ile pek uymuyor.

Tatminkâr bir paylaşım olmamış.

@Ziyaretçi;

O metni "Atatürk'ün Uşağı/Cemal Granda Anlatıyor" isimli kitaptan aldım; sayfasını daha sonra yazarım.

@Mustafa; görüşünüz için teşekkür ederim. Sitede yeniyim; umarım daha iyi yazılar çıkarırım.

Varsayımlar ve mesnetsiz iddialar üzerinden Atatürk değerlendirilemez. Atatürk'ün İstanbul'dan uzaklaşmasını isteyenler başta İtilaf kuvvetleridir. Çünkü Atatürk İstanbul'da, Mondros'a muhalif yazılar yazdırıyor; toplantılar yapıyordu. Çanakkale kahramanı olarak zaten İtilaf kuvvetlerinin dikkatini fazlasıyla çeken Atatürk'ün İstanbul'dan uzaklaştırılması bizzat padişaha emredilmiştir.

@Berkay;

Varsayımlar üzerinden hareket eden sizsiniz. Melis İlkan bu paragrafı hangi kaynaktan elde ettiğini açıklamıştır, ancak siz İtilaf güçlerinin Mustafa Kemal'i İstanbul'dan göndermek istediğini hangi kaynaktan elde ettiğini açıklamış bulunmamaktasınız. Kaldı ki Atatürk, 1. Dünya Savaşı'nda perişan olan Yıldırım Orduları'nın başkomutanıydı, yani herhangi bir savaş kahramı statüsünde değildi savaştan sonra. Çanakkale Savaşı'nda ise hemen hemen tüm Türk komutanlar üstün performans sergilemişlerdir.

Uğur Mumcu,Kazım Karabekir Anlatıyor isimli kitabında;'İhtilal evlatlarını yer'der.Mustafa Kemal ile Kazım Karabekir arasındaki meselenin özü budur.İkisi de gerçek vatansever komutanlardır.Ancak kurtuluştan sonra ki siyasi yaşamda fikir ayrılıklarına düşmüşlerdir.Bu gayet normal bir olaydır VE ONLARIN BU ÜLKE İÇİN YAPTIKLARINI ASLA ORTADAN KALDIRMAZ.

Siyasi ideolojiden yoksun bazı yorumları görünce yorum yapmam gerektiğini anladım.

İlk eleştirim yazara olcak madem Karabekir ve Mustafa Kemal'i anlatcaksınız biraz daha cesur olmalıydınız...

Atatürk Kazım Karabekir'i kullanıp sonrada bir mendil gibi atmıştır.(Bende olsam aynı şeyi yapardım.) Peki nedenmi? Çünkü elinde hiç bir düzenli askeri birliği olmayan bir lider Mustafa Kemal kısacası kimsenin iplemediği bir lider. Onu asıl lider yapan -Kazım Karabekir'dir-. Eğer Kazım Karabekir destek vermeseydi ne bu vatan kurtulurdu ne de millet. Kazım Karabekir ne mi yaptı? Bir ordu verdi , bir millet verdi , bir sürü cephane verdi Atatürk'e alda bu vatanı kurtar diye...

Peki Atatürk  neden mi sattı Kazım'ı çünkü o Cumhuriyet'i kurcaktı. Çünkü o devrimciydi. (Her ne kadar son zamanlarda milliyetçi tavırlarda bulunsada ) Son zamanlarda fragmanı çok dönen bir film var -veda- . O filmde Atatürk Karabekir'e bu devletin rejimi Cumhuriyet olcak dediğinde Karabekir'in yüz şeklini muhakkak görmüşsünüzdür.Bu sahne gerçekte olmuşmudur bilinmez ama ....

 

‘Karabekire göre vatanı o kurtarmış, bana göre ben kurtardım. Fakat ikisi de doğru değil, Vahdettin cebime para koyup, elime ferman verip beni Anadolu'ya göndermeseydi, onu Anadolu'ya göndermese idi hiçbirimizin yapacağı bir iş yoktu, dogrusu vatanı kurtaran Vahdettin'dir’    Vatanı kurtaran Vahdettin'dir demek ha . Şu vatanı satıp usain bolt gibi kaçan Vahdettin'den bahsediyorsunuz demi. Sırf Osmanlı'yı övmek için saçmalamayın lütfen. İstediğiniz yerden alın bu sözü ben bu söze asla ama asla inanmam ...

osmanlı olmasaydı zaten atatürk olamayacaktı osmanlıyada hak ettigi saygıyı gösterelim. Onlar bizim dedelerimiz.

osmanli bizim dedelerimiz ama vatan haini saidi nursi deil

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi