Yavuz Sultan Selim Filmi mi?!

yavuz sultan selim filmi 2010Duymayanlar için açıklayayım; Yavuz Sultan Selim isminde, başrolde Doğuş (şarkıcı olan) olan bir film gündemde. Fragmanı da duyurulmuş, buradan izleyebilirsiniz.

Aslında fragmanı izleyince herkesin aklında tek birşey oluşuyor, "bu da ne yahu!". Böyle bir film neden çekilir, film ekibinden hiçkimse çıkıp "biz napıyoruz hakikaten" demez mi? Savaş meydanında (ha bir de şu mesele var; adobe'yle falan mı yaptınız şu savaş meydanını yahu) aerobik hareketlerle bağırıp yarıçıplak düşmana saldıran bir sultan var, müzik desen çalıntı, oyuncular ayrı bir komedi. 

Yakın Tarihin Karanlık Noktası: Mustafa Kemal & Kazım Karabekir İlişkileri

kazım karabekir atatürk mustafa kemalTarihi karakterleri çarpıştırmanın basit yollarından birisidir ideoloji. Özellikle Atatürk gibi konularda, bu kült şahsiyetleri tahtlarından etmek için yine farklı bir kült ortaya atılır. Atatürk ve Abdülhamid, veya İnönü ile Menderes gibi.

İşte bu karakter çatışmalarından biri, Milli Mücadele'nin iki büyük komutanı, Mustafa Kemal ile Kazım Karabekir arasında gerçekleştiriliyor son yıllarda. Atatürk'e "din" gibi konularla bel altı altı vuran güruhun başlıca kartlarından biridir Kazım Karabekir.

Peki seksen yıldır bitmeyen bu husumet neydi? Gerçekten böyle bir çekişme var mıydı?

Moğol Kasırgası Hız Kesiyor: Ayn Calut

ayn calut, moğollar, hülagüMoğol akınlarının aslında temelde tek bir nedeni vardı; kendilerine itaat etmeyen tüm halkları yok etmek. 13. yüzyılın başlarında, tarihin belki de en ihtiraslı ve idealist komutanlarından Cengiz Han'ın çevresinde birleşen bu saklı kalmış ırk, 20 yıl dahi geçmeden Macar steplerinden Pekin bozkırlarına dek devasa bir toprak parçasına keyifle kurulmuşlardı. 

Cengiz Han'ın ölümüne dek akınlar Avrupa, Sibirya ve Uzakdoğu eksenli iken, Cengiz Han'ın ölümü ve ülkenin hanlıklara ayrılmasının ardından özellikle İlhanlı Hanlığı'nın yeni hedefi Ortadoğu ve İslam dünyası olacaktı. Korkma sırası İslam Devletleri'ne gelmişti!

1255'te Moğolların efsanevi komutanı Hülagû, Abbasi Halifesi'ne ve tüm İslam diyarlarına savaş ilan ettiğini duyurdu. Eski Pers, o zamanki Moğol topraklarından yola çıkan yüzbinlerce Moğol atlısının mızrakları, Bağdat'ı gösteriyordu. Akıllarında iki asır önce İslam ordularının Talas'taki katliamı olan hırçın Moğol orduları, Bağdat kapılarına çoktan dayanmışlardı.

Şehir çok dayanamadı; o zamana dek tüm Doğu'nun hem kültürel hem ekonomik açıdan lider şehri konumundaki Bağdat, tarihinde görülmemiş bir katliama uğruyordu. Moğollar üzerine en kapsamlı kitaplardan birini (The Mongols) yazan David Morgan, Hülagû'nün baş tarihçisi Vassaf'ın ağzından şu cümleleri aktarıyor; "Tümşehir, hırçın şahinler gibi uçuşan Moğol atlılarının pençesinde kalmıştı. Her eve girip, yastıkları dahi paramparça ederek altın ve mücevher arayan Moğol orduları, o gün tüm kütüphaneleri de talan etmişlerdi. Nehirlerden oluk oluk kan ve mürekkep akıyordu..." Bağdat böylesine bir zulmü, ancak 8 asır sonraki ABD işgalinde tadacaktı...

Abbasi halifesinin işini bitiren Hülagü, şimdi de gözüne Memlüklü Hanedanı'nı kestirmişti. Kahire'ye giden Moğol elçileri, bilindik "Moğollara boyun eğin" mizansenini oynadyacaklardı. Ancak Memluklu Sultanı Kutuz'un cevabı çok daha netti; Moğol elçilerinin kesik kelleleri Kahire kapılarından halkı bir süre selamladı.

İstanbul'un Fethi ve Sinema Sorunsalı

fetih 1453Ünlü yapımcı Faruk Aksoy, geçen Aralık ayında "Fetih 1453" isimli Türk tarih filmini 2010'da gösterime sokacaklarını belirtti. Filmin 300 Spartalı ve Gladyatör gibi filmlerin teknolojileri ile gerçekleştireceğini belirten Aksoy, filmin danışmanlığını ise Halil İnalcık'ın yaptığını söyledi.

Evet, yıllardır Türk sinemaseverlerin hayali olan birşeydi bu; İstanbul'un fethi sinemaya doğru dürüst bir şekilde aktarılmalıydı. Fatih Aksoy'un söylediklerini bu hayalin gerçekleştirileceğini gösteriyor. Şimdi akıllara takılan birşey var; film tarihi gerçekler üzerinden mi hareket edecek, yoksa gişeye oynayarak gerçekleri ikinci plana mı atacak?

Ha bir de filmin 300 Spartalı vâri bir yapıya bürünerek ideolojik yıpratmalara başvurma durumu var. 

Peki bizim filmden beklentilerimz neler?

Kuruluşundan Bu Yana ABD'nin Savaş Karnesi

 Amerika... Kimine göre modern dünyanın cumhuriyet kılıflı monarşisi, kimine göre 21. yüzyılın yegane barış elçisi. Özellikle Soğuk Savaş dönemiyle beraber siyasi jargona kattığı onlarca yeni terimle, savaş stratejilerine getirdiği devrim niteliğindeki yeniliklerle, insanlık tarihinin en dehşet verici "imparatorluğu" olduğunu kanıtlayan ABD için bu tartışmaların bir son bulacağı pek düşünülemiyor.

Amerika'nın ne kadar barış veya savaş yanlısı olduğunu anlamak aslında pek de güç değil. Zira ABD'nin savaş tarihini kabataslak incelediğimizde, sadece ABD cephesinde bile 5 milyonu geçik sivil ölümü istatistiklerine rastlıyorsak, aslında yıllardır barış elçisi olarak gösterilen Birleşik Devletlerin, tam tersine bir savaş makinesi olduğu anlaşılacaktır.

ABD'nin günümüzde kendisine çizdiği yol haritasını belirlemek için de, ABD'nin savaş tarihini dikkatle incelemeliyiz. Hangi savaşlara hangi stratejik zamanlamalarla katıldığı veya nasıl bir askeri taktik izlediği, şüphesiz ki ABD'nin günümüz planlarını da deşifre edebilmemizde büyük yardım sağlayacaktır. İşte ABD'nin kısa savaş tarihi;

Selçuklu İhtişamının Son Durağı: Kösedağ Savaşı

kösedağ savaşı, moğollar, ayn calutTürk Tarihi'nin dönüm noktaları olan bazı savaşlar vardır. Talas Savaşı, Dandanakan Savaşı, Malazgirt Meydan Muharebesi, İstanbul'un Fethi, Preveze Deniz Savaşı gibi bir çok önemli savaşta Türkler'in imzası vardır. Buna benzer savaşlardan olan Kösedağ Savaşı 4 Temmuz 1243'te Anadolu Selçuklu Devleti ile Moğollar arasında olmuştur. Bakalım bu savaşın öncesinde, seyrinde ve sonucunda Anadolu Selçuklu Devleti'nde neler olmuştu?

Orta Asya'dan dehşet saçarak batıya açılan Moğol orduları, üzerinden geçtikleri topraklarda kan kusturuyorlardı. Şehirleri yakıp yıkan Moğollar kısa sürede büyük bir imparatorluk haline geldi. Türkiye sınırlarına yaklaşmış olan Moğol ordusunun başkomutanlığına 1241 yılında atanan Baycu Noyan, Babai isyanı dolayısıyla Selçukluların zayıf düşmesini fırsat bilerek 1242 sonbaharında, Erzurum üzerine yürüyerek şehri şiddetle kuşattı ve çok geçmeden de subaşısı Sinaneddin Yakut'un savunduğu şehri işgal ile tahrip etti. Böylece Moğollar, artık istila çemberine Türkiye'yi de dahil etmiş oluyorlardı.

Oliver Stone Tabuları Altüst Edecek!

hitler, oliver stoneGeleneksel ve statükocu tarihin bir numaralı taktiğidir "önyargı". Tabii bu önyargıları, rejime uygun olması gereken yeni nesile dikte etmek de bir o kadar zekice planlar gerektirir; henüz 7 yaşındaki öğrencilere "şanlı milli tarihinden" bahsetmek, ya da her 4 yılın sonunda ideolojik saplantılarla dolu kağıt parçalarını "sınav" adı altında jenerasyonun önüne koymak...

Neyse, Hollywood denen hadisenin siyasi alt kimliğinden bahsetmek istemiyorum, zira bunu bilmiyorsanız yazının devamını okumanıza gerek yok. Konumuz ise Hollywood'un uzun yıllarca günah keçisi olarak gösterdiği Doğu toplumlarının, Nazi Almanyası'nın ve Komünist sistemlerin, üç Oscar sahibi Oliver Stone tarafından bu kez farklı bir yaklaşımla ele alınması.

Stone, 10 bölüm olarak çekeceği "Gizli Amerikan Tarihi" isimli belgeselinin özellikle Hitler ve Nazi Almanyası üzerine yoğunlaşacağını belirtiyor. Amerikan senatosunun "gizli anayasısından" Hitler hakkında bilinmeyenlere dek birçok saklı kalmış bilgi kırıntısını bizlere sunmaya hazırlanıyor.

Nihayet Drupal!

Tüm okuyucularımıza merhaba;

Bir süre önce belirttiğimiz altyapı değişikliğini sonunda gerçekleştirdik. Farklı Tarih artık Drupal altyapısı üzerinden, ElitBir sunucularında devam edecektir.

Yeni sistemin bize getirdiklerini biraz anlatayım. 5 temel yeniliğin yanında çok daha kullanışlı bir arayüz ile karşınızdayız. İşte bu beş temel yeniliğin ayrıntıları;

 

İçerik Oluşturma

Tuğrul Bey

Selçuklu Devletinin kurucusu, Oğuzların Kinik boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babasının adi Mikail’dir. Muhtemelen 993 yılında doğdu. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend’de geçti. Büyük bir itina ile yetiştirildi. Ailesinden dinî ve millî terbiye alıp, mükemmel silâh kullanmasını öğrendi.

Selçuk Beyin vefatıyla amcası Arslan Yabgu’nun Selçuklu ailesinin reisliğini almasına, kardeşi Çağrı Bey ile itiraz etmedi. Ancak dedelerinin vefatından sonra iki kardeş Cend şehrini terk ederek batıya göç ettiler. Burada Mâverâünnehr hükümdarı Ilek Nasr’in kendilerine karşı düşmanca siyaseti üzerine Çağrı Bey ile Karahanlı hükümdarı Bugra Han’ın ülkesine gittiler. Tuğrul Bey, Karahanlılar ülkesinde hapis edildiyse de, Çağrı Bey, Bugra Han ordusunu yenip pek çok esir aldı. Alınan esirler karşılığı Tuğrul Bey serbest bırakıldı. Tekrar Mâverâünnehr’e döndüler. Buhara hâkimi Karahanlı Ali Tegin’in aleyhlerine faaliyeti ve yeni durum üzerine Tuğrul Bey çöle çekildi. Çağrı Bey de yeni vatan keşfi için Rum Gazâsına çıktı. İki kardeş, Rum Gazasından alınan ganîmetlerle çok zenginleştiler.

Arslan Yabgu, 1205’te Gaznelilerce esir alınıp, Hindistan’da hapsedilince, iki kardeş ortak iktidar sistemiyle Selçuklu ailesinin lideri oldu. Liderliği Karahanlı Ali Tegin tarafından şüpheyle karşılanınca, ikili liderlik sistemi yerine amcaları Musa’yı Yabgu yapıp, üçlü iktidar sistemine geçtiler. 1034 sonbaharında, Gaznelilerin müttefiki Oğuzlardan Sah Melik, Selçuklulara anî bir baskın yapınca, zayıfladılarsa da, tekrar toplandılar. On bin kişilik kuvvet toplayarak Gaznelilere ait Horasan’a girdiler.